Tıklama oranı, arama sonucunda görünen bir sayfanın kaç kez tıklandığını gösteren orandır. Tıklama sayısının gösterim sayısına bölünmesiyle bulunur. İngilizcesi click-through rate, kısaltması CTR'dir.
100 gösterim ve 5 tıklama alan bir sayfanın tıklama oranı yüzde 5'tir.
Neye göre iyi ya da kötü?
Tek başına bir sayının anlamı yoktur; konuma göre okunur. Birinci sıradaki bir sonucun tıklama oranı doğal olarak yüksektir, otuzuncu sıradakinin sıfıra yakındır. Yüzde 2'lik bir oran ilk sırada felaket, otuzuncu sırada olağanüstüdür.
Bu yüzden tıklama oranını ortalama konumla birlikte okumak gerekir. İkisinden birine tek başına bakmak yanıltır.
Düşük tıklama oranı ne zaman gerçek bir sorundur?
Yalnız ilk sayfadayken. İlk on içinde olup tıklanmıyorsanız başlığınız ve açıklamanız aradığı şeyi vaat etmiyor demektir; orada yapılacak iş vardır.
Ama yirminci sıradasınız ve tıklanmıyorsanız sorun metin değildir. Kimse oraya bakmıyordur. O sayfanın başlığını on kez yeniden yazsanız da sonuç değişmez. Bu ayrımı yapmadan başlık yenilemek çok yaygın bir vakit kaybıdır.
Tıklama oranı bir sıralama sinyali mi?
Google bunu bir sıralama faktörü olarak tanımlamıyor ve sektörde uzun süredir tartışılan bir konu. Kesin olan şey şu: tıklanmayan bir sayfa ziyaretçi getirmez. Sıralamayı etkileyip etkilemediğinden bağımsız olarak, tıklama oranı iyileştirmesi doğrudan trafik iyileştirmesidir.
Yapay olarak yükseltmek
Tıklama botlarıyla oranı şişirmeyi öneren hizmetler var. Trafik satın almanın bedelini ayrıca yazdım: asıl zarar cezadan önce, kendi ölçümünüzü kaybetmenizdir.